SERBEST YAZI

Mustafa Yavaş  





…


Yıkık! Yeter ölüm üstüne kafa tütsülediğin. Sevinin boşluğunu dolduruyorum hayasız varoluşumla. Cinnete ve rehavete tükürüyorum. Soğuk bir yorgunlukla herşeyi karşılayabilir düşsüz kendim. Oysa ne çıkar üç-beş sözcüğü yanyana getirerek anlaşmaktan. Anlaşmayla batan heyecanı öteliyorum.

Kaç yürüyüşçü! Neredeyse gerçekleşecek ülkün. Kaç! Sızabilen bir umut.

Yüksel! İnsanların bir serapla alçak gördükleri yerde.
Kırıl! Kafa yorucu yok.
Batak! Yığın kamış. Toysun sen. Bilindik rüzgar bulmaz seni. Eski tarihli not defteri: tutulmadıysan kazançsın. Afiyetle tuzak. Cama cilveli bilek. Hayat sevicisi. Dönmede hazcı. Yalın ruh: sınırlandırılmış. Soysuz yalan:kardeşten duyduk. Kork ruh, şimdi.
Kartpostal: tutsakkenki dil.
Tatil: alçalışın üst durağı.
Es veriyorum, gerçek ezgiye geçiş.
Daralan küfe: kendisiz yolcu.
Kaybolan gerçek bükük bir bedende gelir: rolsüz.
Kusmak: yaşıyorum.
Dostluk: sakınımlı. Aldanış.
Ben: bildiğimden fazlasını yürüyorum.
Araç: YÜKSEK AMAÇLAR KUR YAPMAK İÇİNDİR.
Amaç: kayıtsız, şartsız varoluş.
Amaç: peygamberce gözlüyorum yitişimi.
Amaç: ilk olmak. Kayıtsız yitiş.



dizin    üst    geri    ileri  

 



  4  

 SÜJE  /  Mustafa Yavaş   /  yirmi altı ocak iki bin on beş     8