HANİ NERDEYİZ!



Küçük hataların karışık masallarında geziniyordum dün.

Ağzımda bir kuru aşk havası.

Sonra bir ölü gördü beni çocuk gözlerinden masumiyetin.

Yaşamaklarıma küskün şekillendi sorgusuz kıyametin çehresinde bir ah sesi.


- Hani nerdeyiz!?..


Dünü aşan tarihte ekmeği bölüştürürdü özgürlük.

Açlıktan doyardık.

Gerçek vardı güneşte ve sıcaklık.

Ölülerimizi yaşama taşırdık.

Hiçbir yabancısı yoktu dünyanın düş kardeşliğinde.


- Hani nerdeyiz!?..


Suç yazıldı yarına.

Hakimiyetine zehir sıvıyor korkaklık.

Ebleh bir salgın insan hırsında.

Konuşuyor kötücül.

Büyüde çiçek kurutan ilahi madrabazların unvan şehrinde çok kılını-yor ahali.

Ölülerle toprak kabartıyor çılgın mevsim işelekleri. Kokutuyorlar za-manı nefesleriyle.

Zevzeklik meşru sırıtıyor katlin hükmünde.

Basiretsiz bir gün kırıntısına çeltikleniyor 'hakikat'.

Çağ kararıyor.


- Hani nerdeyiz!?..


İhtiyacı var yaşamın bize.



içindekiler    üst ↑     


 



  57  

 



Kıvılcım Vafi   l   Tüm Yapıtlar   l   AYNILIK ADALETİ