BİLUMUM ŞEYLER ÜZERİNE




I

Kediye küfreden farenin dostu sayılmaz, kapılma.



II

Sözünü sakınırken ellerin yakarıda olmalı; dua külbastı.



III

Yalanın inine davet edilen ayı kış uykusuna yatmaz; tercihen beyaz ayda ölür.



IV

Güneşin sokaktaki gölgesi gökdeleni şımartmasın, ağaç serinlik verir.



V

Aşk, sevişme öncesi sefilliğidir.



VI

Hayıflanan çiçek, rengine zayıf kalır.



VII

Onur hiçbir hazırlık gerektirmez; vardır.



VIII

Tene tümleçse düş, işte, sevgidir.



IX

Zekilerin çirkin kabullenilişi bir tarzın ifadesidir; yitik benlik.



X

Konuşma ve yazma yetisinden mahrum bir faraziye varlık acizliğiyle övünülemez.



XI

Sevinç, ancak ki uzaksız bir misafirse güzellik bulaştırır ellerine ve ancak ki o zaman en sevdiğin kokar dokundukça.



XII

Her canlının ruhunda bulunan fiziksel gülüş, "olmak" için zaman ve mekân kollar.



XIII

Sakinlik kediye ve çocuğa yakışmaz, tembellenir.



XIV

Huy ve bilinç barındığı bedenden hoşnutsa meymetlenir yüzde; güzele ayna duran şahane'nin ifadesizliği bundandır çoğu kez.



XV

Tin masalıdır cazip bir kıza cin olan; korkutmak ve etkilemek için saflığı.



XVI

Kendi yaşamında bir ters cambaz kaldırımda yürüyemez, ayakları şaşırır, tökezler.



XVII

Kapının tüm hüznü artık gelmeyecek olan içindir, gidecek olan içinse sadece mutluluk diler.



XVIII

Sözü eksik bir sevgide konuklanmaz; yorgun olunsa dahi gidilmelidir bir an önce.



XIX

Göz rengine ay yapıştığında güzelleşir bakış; ki bu sana bakanla ilgilidir tümüyle.



XX

Üzünç karşılaşmalarında kısa gövdelerin yalnızlığı el uzatamaz dostluğa, kırılgandır.



XXI

Bir ölü tanıdık dolaşıyor hüznün rüyasında; sanki uykusuz geçmiş gün bakışları.



XXII

Bizim yer altındaki varlığımız, toprak üstünde çürüyüşünüzdür sizin; en nihayetinde biziz yeşerecek olan.



XXIII

Ben, çokların içinde "sen" oldum, öyle sıradan ölüler değiliz kalabalık meydanlarda!



XXIV

Saatin sessizliğini boz; seviş zamanla!



XXV

Çok sonraları alışılmış bir sadakat oldu isyan ve kimse inanmadı bir daha suçun azizliğine!



XXVI

Sözün eylemidir bilgelik; her ağza yakışmaz.



içindekiler    üst ↑     



 



  4  

 



Kıvılcım Vafi   l   Tüm Yapıtlar   l   KÂĞIT GÖZ