SIRF İNSAN



Kısmî göç vakti. Tin tin yürür şeytan tüyü, uçmaz yani, kıl durur.
Hiç aymayacaktım lakırdının kötüsüne. Gidişe. Kulak yumup, göz tıkayacaktım. Dünden bir önceki sözümdü.
Sözün gelişi.
Hadi sultan sağır, hadi padişah salak.
Fakat ben kulum, köle soyundan.
Ölüm önce, bana sonra yaşamak.



Tılsım şamandırasına çarpmış balık küskünlüğü
ile yosun saçlı kızların çürümüş tenleri
soluksuz harfler denizinde, batık ağzından akar bir çatlağın
bulaşır kıyıya.
Ah güzelim kırık deniz taşları,
nasıl korusam sizleri bu bulaşkadan?


Zaten örtüleri çiçeksiz toprak ahenginin. Başlarında ruhî renk. Kadın ağzı kekremsi anneler kuşağı kucağındayız.

Taşıyamazlar sizleri. Dökülürsünüz. Sığınmayın.




Sen, çocuk yüzüne dağ yıkılan ilk kıpırdanış!
Sen, çelimsiz dar zaman!
Nereye saklamalıyım sizi bu hengâmede
ki biriken günle beslenin peyderpey, ötesi için.

Karaltı korkuluklar uyduruyor ha bire şehirler.

Ay boğdular.
El kestiler.
Us kör.
Ot kurudu.
An kırıldı.

Kuşlar kaldı bir kanat kanat.

Feda etmem kalanlarımı.

Hiçbir şey yapmadın çok şeyken dedirtmem kendime!

Ben hazırım. 



içindekiler    üst ↑     



 



  37  

 



Kıvılcım Vafi   l   Tüm Yapıtlar   l   YERYÜZÜ CÖMERTLİĞİ