BİR SEVECEN ZAMAN HİKÂYESİ



Hiç eskimiyor bulut. Yeni yağmur düşürüyor yüzüme hep, öyle böbürlenmeden.

Ağaç altındaki benim arkadaşım. Eski. Düşü dökülmüş ecelinden, uyumsuz artık, oturur kös kös.


... / ...


Taze adımlarla dolaşıyordu iki arkadaş gece vardiyasında yaşamın. Şarkı doluydular. Biri şakacıktan topaldı. Her türlüsüne sahipti diğeri yaşanacak sevinçlerin. Kola girmiş kolla omuzluyorlardı birbirlerini. Daha sabaha çok vardı.

Biri sordu şakacıktan topallayarak : Hangi ölüm korkutmaz seni, yani ölecek olsan diyorum şimdi hemen şuracıkta?

Bir anlamı olsun da, dedi diğeri sevinçle kolunu sıkıştırarak arkadaşının, fark etmez kimliği; insansızın biri olarak kalmaktır bence yaşamakların en felâketi!

Yağmur düştü yüzlerine. Beyaz bir bulut eşlik ediyordu onlara. Daha sabaha çok vardı. Şakacıktan topallayan iyice yaslandı arkadaşının omzuna. Fısıldayarak, insansızın biri olmak ha? dedi, gerçekten çok korkunç!...


... / ...


Seyir çizdi defter, yol ayırdı. Şarkısız kaldı biri.


... / ...


Bu gece vakti ağaç altında pinekleyen benim arkadaşım. Eski. Düşü dökülmüş ecelinden, uyumsuz artık, oturur kös kös şakacıktan topallamamak için. Ne kol, ne omuz...


... / ...


Yaş yürüdü ömrümden taze adımlarla. Hep yeni yağmur düştü yüzüme, öyle böbürlenmeden.




Gördüm ki hiç eskimedi bulut.


Sabaha az kaldı.

İnsan çok. Öğrendim.

Zaman çökmez. Gerçek güzeldir bilgide.




içindekiler    üst ↑     


 



  169  

 



Kıvılcım Vafi   l   Tüm Yapıtlar   l   SEÇİLMİŞ SERBEST YAZILAR