ÖLÜ DİRİ HIRÇIN BİRİ



hırçın biri (biri işte) dağınık bir günün üşengeç sabahında (günlerden bir gün işte) dudaklarında ısırılmış bir sevginin acısı çığlıklanarak (kanlı bir çığlık işte) ölümleri sorgusuz kalmış milyonların can çekişen itisiyle (milyonlarca ölü işte) suskun ve ihanetçi geçmişine dönüp (pis bir geçmiş işte) boşalttı şarjörü (kurşunlar, kurşunlar işte) öldürmek ve ölmek ilk kez böyle güzel görünüyordu ölülerin gözlerine


 

Ölü Biri

Kim sahipleri bu dünyanın
Ses verin ölü sesime, kim!

Söyleyin!
Askeri törenlerle mi kutlanır
Her katliam?

Söyleyin!
Kimlerin şarkılarını ezer
Geçişlerde postallar

Söyleyin!
Her bayram nedir
Sizleri böyle sevince boğan

Ve elleriniz hangi kahraman cinayete alkış tutar
Kim sahipleri bu dünyanın
Ses verin ölü sesime, kim!



Birileri

Bir başka bakıyor örümceklerin yeşil gözleri
Düşlerin uyanması her sabah aynı merasim
Kapılar çekirdek çıtlaması ürkekliğinde

İsmi bile konulmamış bir çocuk
Nasıl değiştirebilir ki dünyayı



Hırçın Biri

Kim mi değiştirecek dünyayı
Kim mi kurtaracak
Komik haydutlar sizi
Buruşuk gülüşlü şarlatanlar
Kim olacak
Elbette ben
Ama biri var ki biri
Bırakmıyor ki beni
Yırtayım bedenimi
Yok ama yok ama yok
Geberteceğim mutlaka
O aşağılık geçmişimi



Ölü Biri

İlân ediyorum dünyaya
Kim övünüyor ve avunuyorsa geçmişiyle
Düşmanımdır
 



Bir şehir daha katledildi. Dumanın karanlığı merasimle çöküyor şehrin üstüne. Elbiseleri yırtılmış çıplak bir şehir ortadadır. Paramparça bedeniyle kendi toprağında yatmaktadır. Bu şehirde artık salıncaklar gıcırdamayacak. Kahkaha atmayacak parkları. Baloncuları olmayacak artık bu şehrin, kuklacıları. Ne şenlikler olacak, ne yaş günleri. Öylece sessiz yatacak bu şehir, kıpırdamadan. Siz ne derseniz deyin, bu şehirde artık caddeler öpüşmeyecek insanların ayaklarıyla. Makineler tutuşmayacak insanlarla el ele. Bu şehrin akşamları artık gizlemeyecek sevgilileri. Öylesine yalnız kaldı ki bu şehir, yenip de telaşını insan, gidemez cenazesine bile.

Ey insanlar, gözyaşı gülünçtür böyle bir cinayete.


 


Hırçın Biri

Birey
Ey Birey
Ey tekbenbirey Sen en kötü kıvrak
Sen en adi korkak
Sen en çirkin yaltak
Sen en dönek alçak
Sen en zavallı salak
Bak
Geçmeyen geçmişin arkanda
Dişlerinin arasına almış geleceği
Kanlı bir savaşla sırıtıyor sana
Sen hâlâ
Ben
Diyorsun
Birey
Ey Birey
Ey tekbenbirey

Geçmişini koruyan ve hayranlık duyan kendine Ve salt
Ve salt
Ve salt kendi geleceğini hazırlayan birey
Git geber
Geber git
Git geber
Göreceksin ki
Leşini bile yemeyecektir
Hiçbir leş yiyen
İşte sen bunca çürük
İşte sen bunca kokmuş
İşte sen bunca mikropsun

Anlıyor musun
Ve sanıyor musun ki
Yaşayacaksın tarihler boyu
Ve imzanı atacaksın her döneme

Ey ki ey
Elbette bitecek bu senin
Günü sarmış kahramanlığın
Duyuyor musun



Diri Biri

Evet! Evet!
Ölüler
Yeniden ölmemeyi
Çok iyi bilirler
Çok

Hayır! Hayır!
Siz değil
Tekbenbirey

Bizimkiler



Ölü Biri

Bedenin içindedir yaşam
Ölümse dışındaki namluda



Hırçın Biri

Ben onların yaşanmamış günlerini içen
Uykularımda onlar için terleyen ben
Kaldırın gözlerinizi yerden, bakın gözlerime
Eğer bir leke yalan görüyorsanız tükürün yüzüme

Hiç mi hiç yakışmıyor üniforma sizlere
Dinleyin siz beni kardeşlerim
İyisi mi çıkarın şu paçavraları üzerinizden
İtaat etmeyin kaçıkların emrine
Anadan doğma dolaşın da sokaklarda
Hiç bir zaman selam durmayın ölüme


 

evlerini terk etmektedir bu değişken sabahta kalabalık / ve çocuklarını evlere zincirlemişlerdir, koşmasınlar için bilinir geleceğe / o kalabalık ki, her biri, her gün, değişirler dünyanın geleceğini kendi gelecekleriyle / ellerinde ihanet çantalarıyla düşerler yollara / ve uygun adım yürürler, trompetleri namlulardan yapılmış bandonun mekanik marşıyla...

 


Hırçın Biri

Ben
Ben ki
Katilim!
Geçmişimi öldürdüm!
Suçluyum!
Övünüyorum suçumla!

Siz ki
Kaçaksınız
Pasif ruhunuzla
dirimden korkan
Siz!

 

içindekiler    üst ↑     


 



  138  

 



Kıvılcım Vafi   l   Tüm Yapıtlar   l   SEÇİLMİŞ 'İLK DÖNEM' ŞİİRLERİ