MUTLULUK, BİR KIZ ZARAFETİ ÖLÜM ve HER ŞEY  

     
 

 

ŞİİRİ KOZA FARZETSEK
HER ŞAİR KELEBEK ÇIKAR MI?


İyi şeyler çok, zevkle ve imreniyle okunacak titiz sözcükler yüklenmiş şiir...
diye kışkırtmak isterdim sözü,
lâkin
acizliği kışkırttı beni
yetmelerin önündeki şiirin içinde kıvranan sessiz harflerin!...
Fakir kılmışlar üstelik şiiri,
biz yok muymuşuz sanki,
kızıyorum kendime! Dilenir olmuş da son demlerinde delik ceplerin yırtık pırtık dizeler,
haberimiz olmamış, öyle mi!?
Hal böyleyken, geç de olsa bir müdahale :
Şiirden yana olup,
saire bir kaç laf etmek görevdir kendime;
küstahça. Hakkı kendime veren elbette vardır, sayılırsa hakaret, eminim ki öyledir!

 

     
Dinle sair!
Her şey şiire sığar mı, ite kaka sıkıştırıyorsun harfleri, önce bunu düşün yazbozdan paçayı sıyırıp övüneceğine!... Sözcükler müzik ister,
sen keyfine alem gürültü icat ediyorsun imgelerle ve diş kırmaya getireceğin geveleme için
şiir iğneliyorsun sayfalara köşe gibi.
Vitrin süsü değil ki şiir,
gözlere amade olsun,
sana ziyade. Yazmadan okutsan daha iyi olacak aslında, herkes rahat edecek ve ibadet belleyecek sendeki gizemi.
Zararı yok,
bellesin!
Aşkını ilan yapıştırsın hatta
çıplak verdiğin poz etine.
Bir diğeri
ilahiye ermiş sen-
-din ve nasıl da bir güzel
kıçını örtmüş terbiyeydin.
Aferin!
Sana da
sol papucu yırtılmış ayak çıkıntısı, elbette, sana da aferin,
 
 
 

- 5 -

 

- 6 -