|
||
|
KOF Külfetsiz bir taşkınlıktı sözdeki iz, benim yüklenip de getiremediğim. Ama senin taşıdığın. Kör kuyu, saydamlık ve ezel. Yüzün kaygan ifadesinde yer bulan inançlar. Buydu korkunç olan. Kasılan dogmalara yapışıktı suç. Ünlendi kral ve hep hunhar oturdu kul derisi tahtında. Taş adaletinin tecavüz kürsüsüne götürüldü çıplak kemiklerimiz, kırıldı bir bir. Etin içinde saklandı saç ve uyuyup kaldı külden yastığında rakamsız tarihin. Kapı eşiğinden geri döndü her çıkışın. Kaldın. Her nasılsa nesnesiz resimdi duruş, benim yüklenip de getiremediğim. Ama senin taşıdığın. Karşımsın! Yapıştı beynine kir taneleri, birazdan süslü bir akşam mangası geçer ve arkasından bir başkası artık bu caddeden, ışıkları kırık, bir ceset gözü edasıyla süzgün yazgı eşlik eder teslimiyetine ve ben hiç aldırmam. Sırıtkan keramet! Ne seni överim bizden sonra, azalmana üzülürüm ne de.. Ben yine ömrümü dikerim sarp kayalıklara. Bunun dışında, belki sadece temizlemek için ruhumu çirkef vaatlerden yaprağın üzerindeki lekesiz suyu içerim zaman zaman. Nisan 2008 |
||
|
|
||