MIRILTI 



Bulanık ay arkasıydı yerim sen bana geldiğinde ve ben dokundum sana. Gün açtı.

Kimse görmedi. Aldım seni içime. Çıktım.




Dışımızda seğiriyordu felaketin gözü.

Mavi yüzeye öbek öbek lekeler bırakıyordu kötücül el.

Her zamanki gibiydi hırs ve ölüm. Biz yoktuk yanlarında.

Sevginin sütü için birikiyorduk denizin önünde.

İyilikle beslenecek dünya oynuyorduk.

Başındaydık serüvenin, kalabalık değildik henüz.

Bizi öğrendi kuşku ve sınadı bağlılığı. Çok şey verdik harekete. Sevindirdik sözü.





Şimdi ayazda üşümek için sönen ateşin saçma sapanlığına üzülüyor kül, senin yitimine...  Koyu gri bir bulut yapışıyor toprağa ve birden uzaklaşıyor aramızdan yaşamak. Yıldızı eksik gökyüzü buruşturuyor üstümüzde boşluğu.

Yığılıp kalıyor bakışlarında sis. Üzüntüm ve acım taşkın benim.


Gitme zamanın artık beyaza inen tüy merdivenden çitsiz bahçelere doğru, biliyorum.


Güle güle!..
Güle güle!..


Seni hiç ayırmadım kendimden.
Bende kalanın gideninden daha fazla.





yazarın diğer yazıları     yazı köşeleri     başa dön