HANİ NERDEYİZ!



Küçük hataların karışık masallarında geziniyordum dün.

Ağzımda bir kuru aşk havası.

Sonra bir ölü gördü beni çocuk gözlerinden masumiyetin.

Yaşamaklarıma küskün şekillendi sorgusuz kıyametin çehresinde bir ah sesi.



" Hani nerdeyiz!

Dünü aşan tarihte ekmeği bölüştürürdü özgürlük.

Açlıktan doyardık.

Gerçek vardı güneşte ve sıcaklık.

Ölülerimizi yaşama taşırdık.

Hiçbir yabancısı yoktu dünyanın düş kardeşliğinde.




" Hani nerdeyiz!

Suç yazıldı yarına.

Hakimiyetine zehir sıvıyor korkaklık.

Ebleh bir salgın insan hırsında.

Konuşuyor kötücül.

Büyüde çiçek kurutan ilahi madrabazların ünvan şehrinde  çok kılınıyor ahali.

Ölülerle toprak kabartıyor çılgın mevsim işelekleri. Kokutuyorlar zamanı nefesleriyle.

Zevzeklik meşru sırıtıyor katlin hükmünde.

Basiretsiz bir gün kırıntısına çeltikleniyor hakikat.

Çağ kararıyor.


 
 
" Hani nerdeyiz!

İhtiyacı var bize yaşamın.


 

yazarın diğer yazıları     yazı köşeleri     başa dön