YAŞAM ARTIKLARI - I
 


AKŞAM VAKTİ BULUŞMASI


Hiçe girdin. Sokak yalnızlığını bilerek yaptın bunu. Yıkılanı bırakır şahroşluk, azap içilen sofradan öğrendin bunu. Eğlendin bir çocuk şarkısı eşliğinde tepinerek. Bön taşıdın yarına kuru şamardaki öpücük sanrısını. Sesini bile hissetmedin şaplağın, duymadığın ne ki!  Aheste kalır yeni ömür sana, artık nasıl kullanırsan... Akşam vakti buluşmasına hiç gelmeyeceğin ölümünden belli.


 

UYDURUK SEVİNÇLER BAHÇESİ


Böyle sevilse neyse badem ağacının görkemi, çiçeksiz; yaz çok uzak bir ihtimal ona şehir masallarında. Duvara tırmanan güneş bile çare değil bu münferitliğe.

Sapan taşı ve kuş için hiçbir uyum yok doğada.




ODANIN GİZEMİ


Rengi kaçmış bir sevişme silueti kıvranıyor yerde. Hiç kendi olmamış fotoğrafın yırtık üzüntüsü eşlik ediyor bu kıvranışa. Saatin gerginliğinden anlaşılıyor ki yine çalacak kapı. Bunca sıkıntıyı nasıl sığdırsın oda. Hani her an gelebilirdi güzellik, ne çok zaman geçti, hep gudubet endamlar, hep pespaye anılar...

 

yazarın diğer yazıları     yazı köşeleri     başa dön