ÇOCUKSUZ SALINCAKLAR BALADI

 
Korunak tılsımlarından itelenmiş mavi iklimler kıvranır  gözümün önünde.
 
Ölüm şımarır suratıma savaş savaş, uzaksız bir şefkat bile gösteremem uçurtmasız gökyüzüne.
 
Çocuk ölür. Ben kalırım. Kolay mı?
 
Sonra çocuksuz bir salıncak olurum kendime.
 
Çaresizlik cürümdür hiç inkârsız.
 
Hadi küçük cesetlere yakışan bir bayrak varsa göndere ülkelendirin de mutlansın aymazlık, ben bulamadım!
 
Ah! Avcumdaki beyaz acı masum bir güvercininin böğründe yatar, sıkamam, nasıl da küçük uyur!

 


Bir açıklaması olmalı ve ben susmalıyım vahşetin hakimiyetine!

Bir çocuk kurşun emzikle ölür geceleri, hiç doymaz. Bu mu?
Bir çocuk büyümesiz kalır inancında tanrının, hep küçülür. Bu mu?
Bir çocuk kelimeden geri döner ve kaybeder kan bulutunda anneyi. Bu mu?

Değilse, ne? Hani kral! Hani surat! Hani meşale!
 
 
Ayaklarına saklambaç yap da görelim hadi kolaysa tüm yanıtlardan, ben inanmadım!
 

yazarın diğer yazıları     yazı köşeleri     başa dön