Aylık Yazılar  /  29 ARALIK  2003, Pazartesi  
 

 


DÜŞ YARINI ÜZERİNE YALNIZ BIRAKILMIŞ SÖZCÜKLERİN ESKİ KONUŞMANINA HİTABI (2)


Ne çok güzel insan bahşetmiştim sana, hepsi öldüler.

Sonra sen;

Kimde zemheri mavi oldu ve durdu inatla,
unuttun! Oysa biliyordun ki, ayda çiçek büyütmek hevesi
solgun yeryüzüne renk vermek içindi
düşlerinde çocukların. Mahvettin bu betiyi
körpe günde göz görmek üzereyken tam,
çirkefçe hak bulup kendine... Şad oldun ellerin yakarıda
sermayenin sevabından! Tasa değildi sana
ölüsü çocuk adamlarının izdüşümü,
zaten hepsi öldüler. Kalansa, hiç önemi yok,
bir müthiş gülümseme cepheden,
beni saymazsak,
birkaç da sevinç tanesi insanî zaruretten, o kadar! Hepten sana diyeceğim bu, bir de
ihanet ve inkar dem vurmaz tüzeden ve bil ki,
şahsiyet olduğun yer
defi hacet ederken (*) tutunamaz bir dala, anlamasan da!...

Lâkin ben;

Aleyhtar düşte buldum kendimi ansızın
ve şefkat damıtılmış güne indim yeni konuşmalarla.
Hep diretmek oldu sahilik çürümüş alışkanlıkların reddinde,
yeniden oldu mavi ve
ahlâk durdu inatla zemheride!
 
____________
 
(*) Meraklısına :
                                  Defi   ;  salmak.
                                  Hacet ; 1 gerek, gereklik.  2 tanrı'dan ya da kutsal sayılan
                                                kişiden beklenen dilek.  3 büyük/küçük aptes (tuvalet
                                                gereksinimi).
 
 
 
 
yazı arşivi     başa dön