Aylık Yazılar  /  27 EKİM 2003, Pazartesi  
 

 

 
ŞİİRİ KOZA FARZETSEK
HER ŞAİR KELEBEK ÇIKAR MI?


İyi şeyler çok, zevkle ve imreniyle okunacak titiz sözcükler yüklenmiş şiir... 
diye kışkırtmak isterdim sözü, 
lakin
acizliği kışkırttı beni
yetmelerin önündeki şiirin içinde kıvranan sessiz harflerin!... 
Fakir kılmışlar üstelik şiiri,
biz yok muymuşuz sanki,
kızıyorum kendime! Dilenir olmuş da son demlerinde delik ceplerin yırtık pırtık dizeler,
haberimiz olmamış, öyle mi!?
Hal böyleyken, geç de olsa bir müdahale :
Şiirden yana olup,  
saire bir kaç laf etmek görevdir kendime;
küstahça. Hakkı kendime veren elbette vardır, sayılırsa hakaret, eminim ki öyledir!

Dinle sair! 
Her şey şiire sığar mı, ite kaka sıkıştırıyorsun harfleri, önce bunu düşün yazbozdan paçayı sıyırıp övüneceğine!... Sözcükler müzik ister, 
sen keyfine alem gürültü icat ediyorsun imgelerle ve diş kırmaya getireceğin geveleme için 
şiir iğneliyorsun sayfalara köşe gibi. 
Vitrin süsü değil ki şiir, 
gözlere amade olsun, 
sana ziyade. Yazmadan okutsan daha iyi olacak aslında, herkes rahat edecek ve ibadet belleyecek sendeki gizemi. 
Zararı yok, 
bellesin! 
Aşkını ilan yapıştırsın hatta
çıplak verdiğin poz etine. 
Bir diğeri 
ilahiye ermiş sen-
                                -din ve nasıl da bir güzel
kıçını örtmüş  terbiyeydin. 
Aferin! 
Sana da 
sol papucu yırtılmış ayak çıkıntısı, elbette, sana da aferin, 
kim ağlayacak sen/siz aptal şiirinde akşamın, 
iyi ki varsın
değil misin ki 
internetin sümsük-e'şairine
ilham; hiç bilinmez mi kıymetin
olup da 
bir başka diğeri şimdi burada
buradan tıklayarak harflerin üzerine post'a-modern şiirinin kurucususun bir anda, 
yeni bir dün/ya/dan 
haber radyo, şiir radyo
kaç hayranın durur hali hazırda;
"ah! ödüllü sevgilim!"
ne alaka, 
popüler oldun uzaktan kumanda fotoğrafınla. İyi de oldun bana sorarsan. Yandan yazılmış şiir 
kimsenin aklına 
gelmezdi, hele soldan sağa okuman,
hakkını yememeli mucidliğinin, 
torpilli de olsan 
tanrın tarafından 
kendi dilinle yılanlamıştın 
yalanından. Çok büyük şapkalar içinde oturmak zahmeti çekmişsin zahir, ne yapsan yeridir. 
 
Ve işte, uzak ülkelerde yakın olmak basireti
aynı dilde dergidir 
özetle, 
farklı da olsa olabilir, 
hiç farketmez! Demiyorum ki 
yersizyurtsuz dolan. Biliyorum, kimliksizlik zordur. Taşınmak ister ille de asalet soydan. 
Kimden kalma! 
Sen bilirsin, sair. Taşı. Karışamam. Lakin 
tek dediğim 
UZAK DUR şair konmaktan şiire. 
KELEBEK tek gün yaşamak zenginliği ister renklerde. Her şiir 
selamlayamaz uçmaları bugünden. Her şair
KANAT süsleyemez hafiflikte! Karıştırma onu
sairle! 
O kadar kolay mı AŞK! Kolay mı 
ÖLÜME DOĞMAK o kadar!
yazı arşivi     başa dön